Pargalı İbrahim Paşa ile esiri Venedikli Aloysius’un arasında geçen konuşma;
Aloysius: Borçluların borçlarını ödeyip hepsini salıvermişsiniz(mısırda). Her halde bana yalan söylediler.
Pargalı İbrahim Paşa: Neden yalan olsun. Bir adam borçlanır, sonra yağış olmaz, ekin biçemez; ya da batan gemide malı telef olur, borcunu ödeyemedi için adamı ömür boyunca hapiste çürütmek günah değil mi? Hem insan borcunu ödeyemiyorsa, bunda hükumetin de suçu vardır. Biz Mısır’a kötü yönetici gönderdiğimiz için suçluyduk. Yaptığımız, suçumuzun bedelini kısmen ödemekten ibaret.
Aloysius: Ben Salzburg’dayken orada bir köylüye para cezası verilmişti. Sizde birisi para cezasını ödeyemezse ne olur?
Pargalı İbrahim Paşa: Bizde öyle şey olmaz ki! Kadı, adamın gücüne bakar. Suçlu zengin ise 500 akçe, fakir ise 20 akçe ceza keser. Herkes de cezasını öder. Çomak cezası her suç için aynıdır ama, para cezası kişinin gücüne göredir.
Aloysius: Salzburg’daki köylü için verilen ceza şöyleydi: Adam para cezasını ödeyemeyecek kadar güçsüz ise karısına tecavüz edilecektir. Eğer hakim kadını beğenmezse cezanın uygulanmasını mübaşire havale edebilecektir. Mübaşir de kadından hoşlanmazsa bu iş hademeye gördürülecektir. Hademenin kadını beğenmeme hakkı yoktur.
Not: Fatih Kanunamesi;
Eğer bir kişi zina kılsa şeriat huzurunda kesinleşse ol zina kılan evli olsa ve dahi zengin olursa bin akçe (bekar ise 100)… orta halli olursa ki altı yüz akçeye sahip ola, ceza iki yüz akçe alına… Andan dahi aşağa halli olursa elli akçe, dahi ondan aşağa ki gayet de fakir halli olursa kırk akçe ceza alına…










