Böyle amerikan yapımlarını bulmak neredeyse imkansız derken şimdi aklıma gelen bir şeyi paylaşayım. Bizim bildiğimiz amerikan filmleri genelde amerikayı mükemmel gösteren, rüya ülke olarak gösteriyor. Sanıyorum bu filmin yapımcısı ve bunun gibi filmlerin yapımcıları amerikan hükumetinin desteği veya yönlendirmeleriyle değil de kendi kafalarına böyle filmleri çekiyorlar. Dur bi bakayım yapımcı firma ne?
Yok walla bulamadım. Neyse konuya gireyim.
Bizim rüya ülke olarak gördüğümüz, insan haklarının tavan yaptığı ülke olarak nitelendirdiğimiz amerikada Jhon kardeşimizin başına gelen talihsiz olayların diyecem ne alaka. Allah’ım cümleyi toparlayamıyorum.
Baştan alıyorum :)
Jhon bir işçi, emekçi, ekmeğini taştan çıkartan bir baba…
Karısı her kadın gibi her şeyden şikayetçi bir ev hanımı…
… ve bir çocuk, bir evlat, bir can, bir herşey
Derken bir gün çocuk kalp hastalığından sebep ani bir şekilde hastaneye kaldırılıyor. Kalp nakli olmaması durumunda çocuk ölecek fakata talihsizlik (heh yukarda bahsettiğim olay) bu ya jhon’un sağlık sigortası böyle büyük bir ameliyatı karşılamıyor. Aslında işi buna uygun fakat çalıştığı firmanın kar etmek amaçlı yaptığı bir iki ufak değişiklikle sigortasını yarı zamanlıya düşürmesi sonucu iş çıkmaza giriyor.
Bu süreden sonra hastenenin, hipokrat yeminini bir kenara koyup franklin yemini ettiğini anlıyoruz. Kapitalizmin insan hayatının nasıl önüne geçtiğini görüyoruz. Jhon oğlunu kurtarmak için para arayışına giriyor fakat meblaa o kadar büyük ki o da bir türlü olmuyor.
Karısının (işte burada kadına ve kadınlara sinir olmuştum. Boşuna laga luga yapmayın hepiniz aynısınız) arayıp, çocuğumuzu hastaneden çıkartıyorlar çabuk bir şeyler yap demesi, zaten psikolojik olarak çökmüş, ekonomik olarak duman olmuş bir adamı uçurumun kıyısına getiriyor. (orada destek olacağına ateşe körükle gidiyor kadın)
Jhon da eline silahı alıp hastaneyi basıyor ve hastaları rehin alıyor
Buradan sonrasını ben anlatmayayım ama film inanılmaz bir akıcılıkla gidiyor.
Filmi izlerken Jhon’u sevecek, destekleyecek ve onun için üzüleceksiniz.
İzlemeli misiniz?
Bi de soruyo musun?


















